Arama

“ZİNCİRLERDEN KURTULMADAN PRANGAYA VURULDUK”

7 Nolu Bursa Şube Başkanımız Muzaffer GENÇ'in "Zincirlerden Kurtulmadan Prangaya Vurulduk" konulu basın açıklaması metni şöyledir:

Çok kıymetli basın çalışanları,

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında uzun yıllardır teknik ve sağlık personelini canından bezdiren; isimleri farklı, içerikleri benzer; hamaset ve siyasi popülizm dışında üreticiye yönelik ölçülebilir bir fayda sağlamayan, somut bir hedefi olmayan bazı uygulamalar maalesef halen devam etmektedir.

Bahse konu Bakanlıkta sırasıyla Köy Grubu Tarım Teknisyenliği, KÖY-MER, TARGEL adı altında bazı uygulamalar yürümüştü. Bunlara geçtiğimiz bir yılık süreçte yeni bir halka eklendi ve Tarımsal İşletmeler bazlı Danışmanlık (TİD adı altında bir proje hayata geçirilmeye çalışıldı.

Bu Proje gerek başlangıcındaki plansızlık, hedefinin sağlam konulamaması, bakanlık alt yapısının hesap edilmemesi gibi pek çok sebeple, projenin başladığı andan itibaren görülen odur ki; yapılan işlerin Milli Tarıma hiçbir katkısı olmamış, kurumların kaynak kaybından bu projede zorunlu olarak görevlendirilen teknik ve sağlık personelinin zaman kaybından başka bir işe yaramamıştır.

Çünkü TİD’e göre;

-    Yapılmak istenen çok ama bu işlemlerin yapılabilmesine esas proje alt yapısı ve planlama yoktur.

-    Sürekli araziye ve köye gidilmesi gerekmekte olupo, ihtiyacı karşılayacak araç yoktur.

-    İşletmeye yada üreticiye gidildiğinde, üreticinin köyde mi, tarlada mı, ilçede mi yoksa şehirde mi bulunacağı belli değildir.

-  Özellikle ilçelerde teknik eleman sıkıntısı büyük olup,  aynı elemanlar hem gıda ve ilaç kalıntıları ile ilgili denetimleri yapmak, hem de TİD’e bakmak zorunda kalmaktadır. Bir örnekleme yapmak gerekirse; teknik eleman üreticiyi çeşitli konularda görevi gereği denetliyor, aynı elemanları üretici de TİD’e göre puanlıyor. Bakanlığımız kendi personelini ancak bu kadar zora sokabilir, elini kolunu bağlayabilir.

-   Personele düşen işletme sayısı 100 ile 1200 arasında ve siz “yılda bir işletmeyi en az dört defa ziyaret edin” diyorsunuz.

Biz Tarım çalışanları olarak çiftçilerimizle, belki de tüm kamu çalışanlarına göre daha yakın ilişkiler içerisindeyiz. Cenazesi, düğünü vb tüm özel zamanlarında gider, geldiklerinde gerekirse dilekçesini de yazarız, çayını da söyleriz ne problemlemi var ise gerekli ilgiyi alakayı göstermekten asla kaçınmayız.

Sonuç olarak;

TİD gibi uygulamalarla, Çiftçimizle karşı karşıya kalmak istemiyoruz,

Bizler TİD, TÜKAS, TÜFİS gibi sistemlerle tarım çalışanlarının üzerindeki baskıların kaldırılmasını istiyoruz,

Bizler masa başı elemanı değiliz, 5.600 VHKİ memuru ile çözülebilecek işin teknik ve sağlık çalışanlarına yaptırılmasını ve özelikle başka kurumların görevlerinin Bakanlığımıza yıkılmasını uygun bulmuyoruz.

Biz kalifiye elamanlarız, ama bakanlık kalifiye elamanlara her işi yaptırıyor. Bizi bize bırakın proje yapalım, belirlenen alanlarda üretimi artıcı çalışmaları yapalım, uygulayacağımız projeler ile Milli Tarıma destek olalım,  Bakanlığımızca verilen destekleri gerçek üreticilere verelim.

Kısaca bizler Anayasada suç olan angarya görevlerini yapmak istemiyoruz,

Bizler TARGEL sayesinde zincirlerden kurtulmak isterken şimdi de TİD prangasına vurulduk, yani bir filimiz vardı şimdi 3 filimiz oldu. 

Bakanlığımızın çalışanlarına kıymet verdiğini uygulamaları ile görmek istiyoruz!

Saygılar sunuyorum.

 

 

          Muzaffer GENÇ

7 Nolu Bursa Şube Başkanı