Arama

TÜRK TARIM ORMAN-SEN

ŞEKER FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ İLE İLGİLİ

BASIN BİLDİRİSİ

1 MART 2018

Şeker Sanayimiz Küresel Sermayelerin Oyuncağı Yapılmamalıdır.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, geçtiğimiz yıllarda 2 kez gündeme gelen ama tepkiler nedeniyle her defasında ertelenen bu konu içinde olduğumuz OHAL şartlarında bir kez daha gündeme geldi. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’ye ait 14 Şeker Fabrikası yeniden özelleştirme kapsamına alındı. Afyon, Alpullu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal, Yozgat şeker fabrikaları satışa çıkarıldı.

Türkiye coğrafi yapısı ve ekolojik şartları itibarı ile pancar üretimine uygun bir ülke olup, aynı zamanda pancardan elde edilen şeker miktarı açısından kendine yeterli bir ülkedir.

Ülkemizde 2000’li yılların başlarında nişasta bazlı şeker üretimi için bazı küresel şirketlere yatırım izni verildi. Bahse konu tarihten bu güne, nişasta bazlı şekere ayrılan kota yıldan yıla sürekli artırıldı ve şeker pancarı üretim sektörü bu dönemden sonra olumsuz etkilenmeye başladı. 20 yıl önce pancar eken çiftçi sayısı 500 bin dolayında iken, bu günlerde bu rakam 100 bin dolaylarına geriledi. Özellikle son 5-6 yılda pancar üreticisi sayısının üçte bire düştüğü TZOB’nin açıklamalarında mevcuttur. Aynı şekilde son 20 yılda yürütülen liberal politikalar sonucu ülkemizdeki şeker pancarı üretim alanı ve üretim miktarı %30 azalmıştır.

Türkiye’de yıllık şeker üretimi 2.200.000 ton olup, bunun % 15’i nişasta bazlı şeker ve %85’i pancar şekeridir.

Et Balık Kombinaları ve diğer bazı geçmiş özelleştirme uygulamaları da dikkate alındığında; Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sonrasında şeker piyasasında neler yaşanacağı bilinmemektedir.  Özelleştirilecek şeker fabrikalarının 5 yıl çalıştırılma zorunluluğu ihalede yer almasına rağmen, satılan şeker fabrikalarının akıbetinin 5 yıl sonra ne olacağı meçhuldür. Çünkü geçmiş özelleştirme uygulamalarında da görüldüğü üzere; özelleştirilen alanların pek çoğunun arsa-gayrimenkul vasıfları birilerinin iştahını kabartmaktadır. Türk Tarımını etkin bir şekilde destekleyen ve tarımsal sanayi olarak kendine yetmenin ötesinde Ülkemizin önemli gelir kaynağı kuruluşlarından biri olan şeker fabrikalarının satılması, ülkemizdeki pancar üreticilerini de öngörülemez bir geleceğe sürükleyecektir. Diğer yandan ülkemizin en önemli sosyal yaralarından biri olan İstihdam daralması konusunda, ülkemizdeki çalışma hayatı yeni ve önemli yaralar alacak, ülkemizdeki işsizler ordusuna yenileri eklenecektir. Özelleştirilen fabrikaların ileride kapanması halinde global şirketlere uygulanan nişasta bazlı şeker kotalarının daha da artması gündeme gelecek ve sağlığa zararlı olduğu dünyada tartışılan ve çoğu ülkede kabul edilen Nişasta Bazlı Şeker tüketimi vatandaşlarımızın zorunlu tercihi haline gelebilecektir.

Bu nedenlerle bahse konu özelleştirmelerden bir an önce vazgeçilmesi, yada özelleştirilmenin mutlak mecburiyeti söz konusu ise, bahse konu fabrikaların ilgili üreticilerden oluşan birliklere; gerektiğinde bila-bedel devredilerek ülkemizin şeker sektörü içerisinde faal olmasının sağlanması, ülke tarımımız ve sanayimiz için önemli görülmektedir.

Kamuoyuna saygılarımız ile duyurulur.

Ahmet DEMİRCİ              

Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı

Yönetim Kurulu Adına