Arama

2015 ENFLASYON FARKI KUŞA DÖNDÜ !

AHMET DEMİRCİ·2 KASIM 2015 PAZARTESİ

Değerli Kamu Çalışanı,

2013 yılında; 2014-2015 yıllarını kapsayan Toplu Sözleşme Mutabakat Metni, Türkiye Kamu-Sen’in her türlü itirazına rağmen, Yetkili Konfederasyon tarafından ve Toplu Sözleşme Mantığının temeli olan 2822 sayılı kanun ve ülkemizin taraf olduğu ILO sözleşmelerini yok sayan 4688 Sayılı yasanın verdiği yetki ile toplu sözleşme sürecinin bitimine daha 24 gün varken, Memur-Sen tarafından alelacele imzalanmıştı.

Bu anlamda, Malum sendika yöneticileri 2013 yılında imzaladıkları toplu sözleşme ile dünya ve ülkemiz sendikacılık tarihinde emsali olmayan bir kara leke ile lekelenmiş; 2014 yılı için Hükümetin ilk teklif ettiği %3+3’ün bile altında ücret artışı anlamına gelen 123 TL’ye evet demiş, 2014 yılına yönelik enflasyon farkını masada unutarak memur ve emeklilerimizin maaşlarının 2014 yılında % 3-4,6 arasında erimesine sebep olmuşlardı.

2014 yılı için memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkı hakkını masada bırakıp kalkanlar, 2015 yılı için ise %3+3 yanında 2015 yılı enflasyon farkı ile kamu çalışanlarının ücretini yerinde saydıracak bir anlaşmaya imza koymuşlardı.

2015 toplu sözleşme Sürecine gelindiğinde, kamu çalışanlarının 2016-2017 yıllarına yönelik ekonomik ve sosyal hakları pazarlık konusu haline getirilecek olması beklenirken, 2013 yılında imzalanan mutabakat içerisinde yer alan 2015 yılı enflasyon farkının da, 4688 sayılı Kanuna aykırı olarak yeniden görüşmeye alındığı görülmüştür. Kanuna aykırı olarak yapılan düzenleme ile 2015 yılı enflasyon farkı konusunda kamu çalışanlarının ve emeklilerinin aleyhine bir düzenlemeye imza atıldığı, memur ve emeklilerimizin cebinden maaşlarının %1,8’in çalındığını tabiri caiz ise acemi sendikacılara, işveren kurulu tarafından gol atıldığı dikkatten kaçmamıştır.

Yaklaşık 3 milyon kamu görevlisi, 2 milyon kamu emeklisi ve aileleriyle birlikte hesap ettiğimizde 20 milyona ulaşan bir kitlenin hakkının göz göre göre gasp edilmesine göz yummayan konfederasyonumuz, konuyu yargıya taşımış ve bu konudaki gafleti kamuoyuna açıklamıştır.

Konunun duyulmasından sonra telaşa kapılan Malum-Sen’ciler, bizleri yalancılıkla, hesap bilmemekle, fitnecilikle suçlanmış ve ihanet boyutuna varmış olan söz konusu gafletlerini gölgelenmeye ve kamuoyu gözünden kaçırmaya çalışmışlardır.

2013 yılında imzalanan ve 2015 Yılı Enflasyon farkını da içeren mutabakat metninin 7. maddesinde,  “2015 yılı Aralık ayı endeksinin 2014 yılı Aralık ayına göre on iki aylık değişim oranının toplu sözleşme mutabakat metninin 5 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında 2015 yılı için öngörülen kümülatif artış oranını aşması halinde 5 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan katsayılar, sözleşme ücreti artış oranları ile ücret tavanları, söz konusu altı aylık veya on iki aylık dönemlere ilişkin enflasyon rakamının ilan edildiği ayın 1'inden geçerli olmak üzere aşan kısım kadar artırılır.” ibaresi ile imza altına alınmıştı.

Burada önemle üzerinde durulması gereken husus, “2013 yılı toplu sözleşmenin 5 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında 2015 yılı için öngörülen kümülatif artış” ibaresidir.

2013 toplu sözleşmesinin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında; memur ve emeklilerin maaşlarına 2015 yılının Ocak ayı itibarı ile %3 oranında artış yapılacağı belirtilmiş ve katsayılar belirlenmiş, üçüncü fıkrasında ise 2015 yılının Temmuz ayında memur ve emeklilerin maaşlarına %3 oranında zam yapılacağı belirtilerek katsayılar belirlenmiştir.

Dolayısı ile 2013 yılı toplu sözleşmesinin 7 nci maddesinde memurlara 2015 yılı için öngörülen kümülatif artış oranı %3+%3 oranlarının kümülatif toplamı olan %6,1 olarak belirlenmiştir.

Şimdi de 2015 yılı toplu sözleşmesinde bu hükmün ne şekilde değiştirildiğine bakalım.

2015 yılı toplu sözleşme metninin 8 maddesi ise şu şekildedir:

“2015 yılı Aralık ayı endeksinin 2014 yılı Aralık ayına göre oniki aylık değişim oranının aynı dönem için verilen kümülatif artış oranını aşması halinde 5 inci maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan katsayılar, sözleşme ücreti artış oranları ve ücret tavanları ile 7 nci maddede yer alan ortalama ücret toplamı üst sınırı, söz konusu oniki aylık veya altı aylık dönemlere ilişkin enflasyon rakamının ilan edildiği ayın 1'inden geçerli olmak üzere aşan kısım kadar artırılır.”

Burada çok fazla tartışmaya mahal yoktur. Zaten 2015 yılı için verilen kümülatif artış oranı Ocak’ta maaş zammı olarak %3; Temmuz’da enflasyon farkı olarak %1,76 ve maaş zammı olarak verilen %3’ün kümülatif toplamı olan %7,9’dur.

Buna göre 2015 yılı toplu sözleşmesinin 8 inci maddesinde enflasyon farkı ödenmesi için tanımlanan kümülatif artış oranı %7,9’dur.

Yani 2013 yılında enflasyonun %6,1’i aşması halinde enflasyon farkı ödenmesi hükme bağlanmış ve Temmuz 2015 enflasyon farkı yazılmamışken, 2015 toplu sözleşmesi ile bu rakam, 2013 toplu sözleşme mutabakatına aykırı olarak, geçmiş imzaları yok sayarak, hesaba dahil edilmiş; enflasyonun %7,9’u aşması halinde enflasyon farkı ödenmesi kararlaştırılmıştır. İşte bu anlamda memur ve emeklilerimizin cebinden maaşlarının %1,8’i çalınmıştır.

Bu hak gaspı işveren kurulunca yapılmış olmasına rağmen, ortağı; 4688 sayılı kanuna aykırı olarak, görüşmede konusu dahi edilmeyecek olan 2015 yılı mutabakatına atılmış geçmiş imzalarını yalayıp, kamu çalışanlarının zarara uğralarına sebep olan malum acemi sendikacılardır.

Memur ve emeklilerinden çalına %1,8’lik fark, 2016 yılı için sanki oransal olarak yüksek zam veriliyormuşçasına kamu çalışanlarına yutturulmaya çalışılmaktadır. İç edilen bahse konu kayıp dikkate alındığında kamu çalışanlarına yapıldığı ifade edilen zam aslında %6 + %5 değil, %5+%4 olarak gerçekleşecektir.

Malum-Sen yöneticileri kamu çalışanlarının ve emeklilerinin aklı ile oynamaktadır.

Malum-Sen yöneticileri imzalarının arkasında duramamaktadır.

İhanete varan uygulamalarını; çamur atarak, laf kalabalığı yaparak karartmaya çalışmaktadır.

Kamu çalışanlarının gerçek temsilcileri olarak bizler, Türkiye-Kamu-Sen ve bağlı sendikalarının yöneticileri olarak, kamu çalışanlarına kurulan tuzakları, yalanları ve hıyanetleri yakından görmekte ve önlemek adına bu güne kadar yürüttüğümüz azimli mücadeleyi bundan sonra da yürütmekte kararlıyız.

Saygılarımızla.

Ahmet DEMİRCİ

Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı

Yönetim Kurulu Adına