Arama

MOBBİNG'DEN ARINMIŞ BİR ÇALIŞMA HAYATI


Mobbing, 21. yüzyılda gerek kamu, gerekse özel sektörde üzerinde hassasiyetle durulan, her kademedeki çalışanın karşılaşması muhtemel bir olumsuzluk olarak çalışma hayatının önemli sorunlarından birisidir.

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Tarım Orman-Sen olarak, çalışma alanımız kamu olduğu için, bu alandaki mobbing problemi bizim için doğrudan ilgi alanı konulardan biri olup, maalesef kamuda da mobbingden kaynaklı şikâyetler her geçen gün artmaktadır.

Mobbing, özellikle kontrol mekanizmasının yetersiz olduğu, liyakat ve adalet ilkelerinin zedelendiği ortamlarda sıkça görülmektedir. Diğer yandan Kamuda yaşanan mobbing olaylarının temelinde ve önlenememesi noktasında liyakatsiz ve adaletsiz yöneticilerin varlığı da göz ardı edilmemesi gereken diğer bir olgudur. Çoğunlukla güçlünün güçsüze karşı sistematik olarak baskı uygulaması durumunu ifade eden mobbing, aynı zamanda mağdurun en temel insan hakkı ihlali olarak suçtur.

Mobbing bulaşıcı hastalık gibidir. Bir müddet mobbinge uğrayanların daha sonra kendilerinin de mobbing uygulamaya meylettiği görülmektedir.

Mobbing, duygusal bir saldırıdır ve yaş, ırk, cinsiyet ayırımı gözetmeden; taciz, rahatsız etme ve kötü davranış yoluyla herhangi bir kişiye ya da gruba yönelir. Rasgele olmayıp kasıtlı ve planlı olan “mobbing”in amacı, kişiyi ya da grubu iş ilişkisi yada diğer ilişki içinde olduğu toplumdan dışlamak, pasif hale getirmek ve yıpratmaktır.

Kamu kurumlarında sıklıkla görülen mobbing vakalarında da yöntem aynıdır. Mağdurun çalışma ilişkilerini ve hatta sağlığını hedef alır, işyerinin ve çalışanların iş veriminin ve kurum bazındaki çalışma barışının bozulması sonucunu doğurur.

Bununla birlikte mobbing tek bir nedenle açıklanamayacak kadar kapsamlı ve karmaşık olan yapısı, olayların tespiti ve değerlendirilmesi noktasında birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Kamu kurum ve kuruluşlarında sendika üyeliğinden, siyasi görüş ayrılıklarına kadar birçok nedenden dolayı kamu görevlilerinin işyerlerinde psikolojik tacize maruz kaldıkları görülmektedir.

Geçen yıl Türkiye Kamu Sen olarak ülke çapında Konfederasyona bağlı sendikalara üye kamu görevlileri üzerinden yapılan bir ankette, kamu görevlilerimizin yüzde 80’i çeşitli derecelerde mobbinge maruz kaldığını ifade etmişlerdir. Kamu görevlilerinin tayin, atanma, terfi, yer değişikliği, görevlerini ifası gibi konuların ağırlıklı olarak idarenin takdir yetkisine bağlı olması, psikolojik tacizin yaygınlaşmasının başlıca nedenleri arasında gösterilebilir. Bilhassa son dönemde sendikal ayrımcılık noktasında karşılaşılan sorunlardan bir tanesi de idarenin istediği sendikaya üye olmayan kamu görevlilerine, verilen geçici görevlendirmeler, görev birimi değişiklikleri veya sözlü tacizler şeklinde ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan kamuda yaygınlaşan esnek istihdam biçimi, güvenceden yoksun çalışma biçimi, çalışanların mobbinge maruz kalmasını daha da tetikleyen bir hal almıştır. 2019 yılı Kasım ayında, gençliğinin baharında hayatına son veren Saadet öğretmen, mobbingin çalışanlarımızı ne denli acı bir sona götürdüğünün en açık delillerinden birisidir.

Mobbingin tespiti ve etkilerinin ortaya konulması çoğu zaman net tanımlamaları uzak kalmakta ve bunun yanında ne yazık ki, toplumsal olarak da önlenmesine yönelik tam manası ile bir hassasiyet gösterilememektedir. Bu nedenle toplumun mobbing gerçeği ve çözümü noktasında daha duyarlı hale gelmesi problemin çözümüne en önemli katkıyı sağlayacaktır.

Türkiye Kamu Sen olarak yapılan mobbing anketinde karşılaşılan ikinci önemli problem, kamuda mobbinge maruz kalan çalışanların, daha sonra “çok daha fazla baskılara maruz kalacağı korkusuyla” şikâyet mekanizmalarını kullanamadıklarını ifade etmeleridir.

Bütün bu sorunlar çerçevesinde Ülkemizde, mobbingin önlenmesine yönelik bazı mevzuat çalışmaları ve "Mobbing ile Mücadele Kurulu" gibi bazı kurumsal yapı çalışmaları ortaya konulmuş olsa da, önlenmesi açısından yeterli sonuç henüz sağlanamamıştır. Mobbing ile Mücadele Kanunu ve mevzuat eklentileri ile kurumsal alt yapıların bir an önce hayata geçirilmesi, mobbing uygulayıcılarına caydırıcı tedbirler geliştirilmesi hem kamu hem de özel sektör çalışma hayatı için en büyük beklentimizdir. Yine de durum bu iken, ILO’nun 190 Nolu 'Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizle Mücadele Sözleşmesi", Mobbing’in önlenmesi adına küresel çaplı bir ortak duyarlılık noktası olup, geleceğe yönelik bir umut ışığıdır.

Türkiye Kamu Sen olarak dileğimiz ve çabamız, 2021 yılına adım attığımız bu günlerde kamu çalışanlarının ve tüm çalışanlarının her türlü baskıdan uzak, güvenceli işlerde, verimli ve mutlu bir şekilde istihdam edilmeleridir. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Tarım Orman-Sen Mobbingin en büyük düşmanıdır ve bu konudaki kararlı mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir.

Ahmet Demirci

Türk Tarım Orman Sen

Genel Başkanı